Havuçlu Mozaik Pasta


Bugün sabah, canım çalışmak istemeyince internette gezinmeye başladım. Önceki gün ofis arkadaşımla filozoflar ve felsefe üzerine bir sohbet ettiğimden, aklımda kalan bir filozofun hayat hikayesini okumakla başladım. Adı Kierkegaard. Bahsedeceğim bu filozofun felsefesi falan değil. Zira yarım saat içinde Kierkegaard’dan başlayıp, İmmanuel Kant, Hegel, Leibniz gibi birçok felsefecinin genel fikirlerine dair bir ton şey okudum. Fakat sonra dikkatimi bir an başka birşey çekti. Hiç kadın filozof bilmiyorum! Ben mi bilmiyorum, yoksa yok mu emin olamayınca, başladım tarihteki kadın filozofları araştırmaya. Wikipedia’da bu filozofların bir listesini bile buldum. Neredeyse iki perşomen kağıdını doldurmayacak kadar az isim vardı. Aynı şekilde tarihteki erkek filozofların adını araştırınca inanın bir küçük kitapçık elde edersiniz.
Tüm listeye oturup tek tek baktım. Bir şekilde adını sanını duyduğum, bir filmde ya da bir şarkıda hakkında bir söz söylenmiş bir kadın filozof biliyor muyum diye… Yok! Bir tanesini bile tanımıyorum. Neyse fazla uzatmayayım, sonra günümüzdeki kadın felsefeciler kimlerdir, diye araştırırken felsefe alanında neden çok az kadın akademisyen ya da filozof var bunu tek benim sorgulamadığımı farkettim. Hatta bir kadın filozof, ünlü bir gazeteye verdiği röportajda soranlara filozof olduğunu söylemek bile istemediğini, çünkü aldığı tepkilerden pek hoşnutsuz olduğundan falan bahsediyor. Çünkü, toplumda hala filozofların erkek ve bıyıklı olması gerektiğine dair bir önyargı var, diyor. Bu yargı öylesine bilinçsiz bir şekilde topluma yerleşmiş ki, doktora programlarına kabul edilen kadın yüzdesi bile hayli az.
Peki neden? Kadınlar felsefe yapmayı bilmiyor mu? Sorgulama yetenekleri mi yok? Hiçbiri değil. Sadece insanoğlunun varoluşundan beri toplumlar, kadınlara her zaman ne olabileceklerine ve ne olamayacaklarına göre değer biçtiği için. Bu değer biçme olayını o kadar benimsemişiz ki etrafımızdaki birçok kadın artık sorgulamadan kabul ediyor. Size bir örnek vereyim: Mozaik pasta yapmaya karar verince genelde takip ettiğim sitelerden birine girdiğimde, site sahibi hanımefendinin çalışan bayanları sanki küçük gören cümlelerine şahit oldum. Heyecanla katıldığı bir kursu bıraktığını söylüyordu ama konuşması öyle ki en son kendisi için en iyisinin evde oturup dini vecibelerini yerine getirmesi olduğunu, öyle dışarılara çıkmanın zaten pek de hayırlı olmadığını ifade ediyor. Çünkü kendisi bir bayanmış ve hergün aynı yerlerden geçerse tanınırmış ki bu da kadın kısmına yakışmazmış.
Yüzümde anlamsız bir ifadeyle tüm bu yazıyı okuyup sonra alttaki yorumlara bakınca etrafımızda kadın olduğu için kendisine bahşedilen tek görevin evinde oturmak, kimseye görünmemek ve çocuk doğurmak olduğunu zanneden bir ton bayan olduğunu gördüm. Bu insanlar evde oturup dini vecibelerini yerine getirdiklerinde, insan olmalarının bütün sorumluluklarından kurtulduklarını düşünüyorlar. Bu nedir biliyor musunuz? Bu artık sorgulamayı bırakıp, körü körüne inanma evresidir. Hangi topluma, hangi zümreye ya da hangi inanışa sahip olursak olalım; bize biçilen görevi, kendi inancımızı ya da bize öğretilen doğruları sorgulamadığımız sürece işte böyle kendi doğru sandığımız düşüncelerimiz arasında hapsoluruz. Sonra ne kadar geliştiğimizi sanarsak sanalım, hep bir yerlerde, bazı alanlarda bir eksiklik olduğunu hissederiz. Tıpkı felsefe alanındaki kadınların eksikliği gibi.

Malzemeler:
  • 6 adet iri havuç
  • 1 paket petibör bisküvi
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı bal
  • Yarım su bardağı ceviz
  • Üzeri için: Hindistan cevizi
Havuçları rendeleyip şekerle beraber suyunu iyice çekinceye kadar kavuralım. Elimizle ufaladığımız bisküvilerimizi karıştırma kabımıza koyup üzerine tarçınımızı ve balımızı ekleyelim. Ilıyan kavrulmuş havuçlarımızı da ekleyip iyice karıştıralım. Hamurunuzun çok kuru olduğunu hissederseniz çok az süt ilavesiyle yumuşatabilirsiniz. Bu hamuru, şeklini almasını istediğiniz bir kaba koyup, üzerine bastırarak yayın. İki saat buzdolabında beklettikten sonra, hindistan cevizi ile servis edebilirsiniz.
Not: Koyacağınız kaptan sonradan kolay çıkmasını istiyorsanız, hamuru kaba koymadan once kabı streç filmle kaplayabilirsiniz.
Afiyet olsun,
dilşat
Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Kenan dedi ki:

    Kesinlikle cok guzeldi. Ellerinize saglik 🙂

    Beğen

  2. nm dedi ki:

    bu harcı top top yapıp hindistan cevizi ile kaplayınca da çok lezzetli havuç topları olabiliyor 🙂

    Beğen

    1. dilsat dedi ki:

      Evet, aynen öyle =)

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s