Fırınlanmış Balkabağı Çorbası


IMG_0643

İtiraf ediyorum: Balkabağına karşı çok ciddi önyargılarım var-dı. Bu sebeple, balkabağının benim hayatımdaki yeri çok yeni diyebilirim. Küçükken annemin hazırladığı kreçlenmiş balkabağı tatlısını hayal meyal hatırlıyorum mesela. Sanırım evde kimse çok iştahla yememiş ki annem bir daha hiç yapmadı. Bu sebeple ben balkabağının bir tatlısı olur, diye bilirdim yılda bir kez yapılan. Hep de çok sevmediğimi düşünürdüm.

Üniversiteyi kazandığımda Nazillili biricik arkadaşım Pınar’dan aslında bir de yemeği yapılırmış, diye öğrendim sonra. Bildiğiniz soğanla kavrulup, yoğurtla yenen bir yemek… Hali hazırda balkabağına ön yargılı olduğum için pek bir yanaşmamıştım yemeğe de. Canım arkadaşım sayesinde bir kez denemiş, fakat pek sevmemiştim. Ya da belki sevmek istememiştim. Hatırlıyorum da, bir heyecan yapıp masaya getirince, Nuray ve ben burun kıvırarak bakmıştık yemeğe kabaktan yemek mi olur diye. Tabi yedik yemesine fakat hem ben, hem de Nuray  takılıp takılıp durduk Pınar’a. Halen ne zaman lafı açılsa, bir ton gevezelik olur aramızda o kabak yemeği hakkında.

Gün oldu devran döndü, Amerika’ya gelince beni bir balkabağı merakıdır aldı gitti. Buradakiler balkabağının ekmeğinden, kurabiyesinden tutun da, çorbasına, yemeğine kadar her çeşit tariflerinde balkabağını sıklıkla kullanıyorlar. E bu kadar karşıma çıkınca bendeniz bir merakla hepsini tek tek denemeye başladım nedir bu balkabağındaki keramet diyerekten.

Biliyorsunuz, tatlısını yaptım önce. Bir yaptım, bir anda en sevdiğim tatlıların arasına girdi. Bir yılda iki kez yaptım o tatlıyı sonra. Sonra kurabiyesini denedim ama onda pek başarılı bulmadım kendimi. O sebeple paylaşmadım sizinle. Sonra çorbasını yaptım. Hem ben, hem eşim çok sevdik bu çorbayı ve bu ikinci yapışım olduğu için artık sizinle de paylaşayım, dedim. İlk denediğimde tarçınsızını yapmıştım bu çorbanın. Beğenmiştik ama böyle bir şey eksik gibi gelmişti bana. Hani güzeldi ama sanki daha da güzel olabilirdi. Sonra bir kaç tarif araştırınca Amerikalıların tarçın kullandığını farkettim.Önce gene bütün önyargılı tavrımla bir “Yok artık!” çektim ama sonra bıraktım önyargılarımı bir kenara ve denedim. Şu an mutfağımı saran tarçın kokusu ve henüz yeni tadına baktığım çorbam, bence bir harika!

Yani velhasıl, önyargılarımı bir bir kırdım kabak konusunda ben, sevgili okurum… Artık bundan sonra yemeğinde Pınar Bacı… =)

Malzemeler:

  • Yaklaşık 1.5 kg balkabağı
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • 2 yemek kaşığı silme kepekli un
  • 1 adet tarçın çubuğu (Tercihen ama denemenizi tavsiye ederim.)
  • 1 adet orta-küçük boy soğan
  • 2 adet küçük boy havuç
  • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz
  • Karabiber
  • Pul kırmızı biber
  • 7 su bardağı sıcak su

Öncelikle fırın tepsinizi alüminyum folyo ile kaplayın ve bir kenara alın. Kabağı ortadan ikiye bölün ve üzerine fırça yardımıyla zeytinyağı sürün. Sonra biraz tuz ve karabiber serpiştirin. Tepsinize yerleştirin. Bu şekilde iyice yumuşayana ve yüzeyi kahverengiye dönene dek 200 dereceye ayarlanmış fırında fırınlayın. Bu yaklaşık 45 dakikanızı alabilir.

IMG_0376

Sonra yemek kaşığı yardımıyla kabağınızın içini iyice sıyırın. Sıyırdıklarınızı bir kasede biriktirin ve kabuklarını alüminyum folyoya sarıp atın.  Böylece fırınlanmış balkabağınız hazır.

Bir tencereye soğanı yemeklik doğrayın. Zeytinyağı ve biraz tuz ile pempeleşinceye kadar kavurun. Üzerine un ekleyip yine kavurmaya devam edin. En son sütü ekleyip iyice karıştırın. Bu şekilde bir iki kez döndürdükten sonra kabağınızı ve küp küp doğradığınız havucunuzu ekleyip iyice karıştırın. 5 dakika kadar bu şekilde kavurduktan sonra 7 bardak sıcak su ve tarçın cubuğunu ekleyin ve bu şekilde havuçlar yumuşayıncaya kadar kaynatın. Bu süreçte tencerenizin ağzı kapalı olsun ve orta ateşte kaynatın.

Tarçın çubuğunuz iyice açılınca tencereden alın. Ne kadar çok tutarsanız, o kadar tarçının aroması geçer. Havuçlar iyice yumuşayınca tarçın çubuğunu o ana kadar çıkarmadıysanız çıkarın ve el blendırıyla çorbanıza pürüssüz bir kıvam verin. Bu şekilde baharat ayarını yapın ve kısık ateşte, ağzı kapalı şekilde 20 dakika kadar pişirmeye devam edin. Ara ara karıştırmayı ihmal etmeyin.

Afiyet olsun,

dilşat

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s