Turna Yemişli Turta


turna yemişli turta

Hani bazı günler vardır ya kafanız o kadar farklı düşüncelerle doludur ki, size bütün gün hiçbir şey yaptırmaz. İşiniz, evdeki sorumluluklarınız, sosyal hayatınız, planlarınız derken kafanızda bin türlü tilki dolanır tabiri caizse… İşte ben bugün o günlerimden birini yaşıyorum. Aslında birkaç gündür yaşıyordum da, bugün artık pes ettim. Gitmedim işe. Bırakayım kafamın içindeki düşünceler sakinleşsin, diye izin verdim kendime. Ne zamandır elimin altında sürünen romanları ve bilgisayarımı kaptığım gibi attım kendimi dışarı.

turta

Sabahtan beri bu kafedeyim. Normalde buraya ders çalışmaya gelirim ve her zaman dikkatimi en az dağıtacak masayı seçerim bunun için. Bugün böyle bir niyetim olmadığı için manzarası en güzel yere oturdum. Şu yukarıdaki fotoğrafta size bunu göstermeye çalıştım ama sanırım öndeki beyaz metal yığını bu manzarayı biraz bozdu. Ama yine de manzaram güzel. Bu güzel günde, ilerideki meşe ağacı diye tahmin ettiğim ağaçların rüzgarla oynaşmasını izlemek güzel. Buraya defalarca geldim ama bu güzelliği ilk kez farkediyorum biliyor musun, sevgili okurum!

turta

Ha bir de şu solumdaki rüzgar gülü tabi ki… Küçükken, el işi dersinde, kartonla yaptığım rüzgar güllerini hatırlarım ben ne zaman rüzgar gülü görsem. Arizona’dan Kaliforniya’ya arabayla giderken, Kaliforniya eyalet sınırını geçtiğinizde kocaman kocaman rüzgar güllerini görürsünüz mesela… Onları bile ilk gördüğümde, aklıma küçükken yaptığım rüzgar gülleri gelmişti. İsimleri haricinde hiçbir ortak özellikleri yok; ama işte insanın geçmişi hep kendisini takip eder dedikleri bu olsa gerek, sevgili okurum.

turta

Dedim ya bugün dinlenme günü. Gün akşama dönmek üzere ve kafamdaki tilkiler bence koşmaktan yoruldular. Ben bugün, ağaçların rüzgarla oynaşmasını, bir kuşun masadaki sahipsiz keki hızlı hızlı yemesini, rüzgar gülünün duvardaki dönen gölgesini ve bütün gün bu kafeye gelen giden insanları izledim. Bu arada kitap okudum, bir adamın hapisten çıkan eski sevgilisini mahpushane önünde beklerkenki hislerine dair bir hikayeye başladım ve Zülfü Livaneli dinledim.

Ha! Tabi ki bir de tarif yazdım sizin için. =)

Ben bu tarifim için aşağıda linkini verdiğim margarinsiz turta tabanımı kullandım. Eğer turtanızın hamurunda margarin aromasını ve kokusunu seviyorsanız  (bi’ dakika kim sevmez ki ?! 🙂 ) margarinli turta tabanimi da deneyebilirsiniz. Bu margarinli turta hamurumun en güzel özelliği, eğer fazla gelirse buzluğa kaldırıp, sonra istediğiniz zaman kalanını kullanabilirsiniz.

Margarinli Turta Tabanı için tıklayınız.

Margarinsiz Turta Tabanı için tıklayınız.

Dolgu Malzemeleri:

  • 2 su bardağı taze turna yemişi
  • 1 su bardağı şeker
  • Yarım su bardağı su
  • Çeyrek su bardağı greyfurt suyu
  • 2tatlı kaşığı mısır nişastası
  • 3/4 su bardağı süt kreması

Süt kreması ve nişasta hariç bütün malzemeyi tencereye alın ve turna yemişleri iyice yumuşayıp çatlayıncaya kadar pişirin. Sonra mısır nişastasını ekleyin ve 5 dakikakadar da bu şekilde pişirin. Karışımı ocaktan alın.

İlk sıcaklığı geçtikten sonra blendırdan pürüssüz bir kıvama gelene kadar çekin. Süt kremasını ekleyip yine blendırla karıştırın.

Pişen turta kalıbınıza karışımı dökün ve buzdolabında 4 saat dinlendirin.

Üzerini pudra şekeri ve hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz.

Afiyetle,

dilşat

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s