Domates Tava

Türk kültürü, gelenekleri ve görenekleriyle bence dünyanın en mükemmel kültür mirasından bir tanesidir. Bizi birbirimize bağlar, saygıyı, sevgiyi, hogörüyü ve yardımlaşmayı özünde barındırır. Derin bir kültürün içinde yetişen her insanda görebileceğiniz o zengin karakter özellikleriniö bu topraklarda yetişmiş her insanda da görürsünüz. Bu yazımda, bu kültür içinde öğrendiğimiz bir konudan bahsetmek istiyorum: saygı. Küçüklükten bu yana…

Karışık Meyveli Süt

Bu yazıma, bahsedeceğim tariften başka bir başlık verecek olsam ne verirdim, diye düşününce aklıma gelen ilk başlık: Arkadaşlık Manifestosu oldu. Bu “manifesto” kelimesi nasıl oldu aklıma geldi şaşırmakla beraber, kelimenin kendisini çok heybetli bulduğumu söylemek isterim. Bir de… Çok alakasız ama… Ne zaman biri “manifesto” kelimesini cümle içinde kullansa, aklıma hep Karl Marx gelir. Bunu da…

Karalahanalı Shake

Karalahana, özellikle Karadeniz bölgemizde özellikle yemeklik olarak sıkça tüketilen bir sebzedir. Ben, Amerika’ya gelene kadar bu sebze hakkında pek bir bilgim yoktu. Malumunuz Adana’da çok da tüketilen bir sebze değil. Burada insanlar, salatalardan tutun da sütlü karışımlarına kadar pek çok tarifte kullandıkları için benim de reyonlarda dikkatimi çekmişti. Her yeni sebzeyle tanışmam gibi, birkaç ay…

Çikolata Soslu Fıstıklı Kek

Bir süredir siteye bir fotoğrafımı koymalı mıyım acaba, diye düşünüyorum. Esasen, böyle bir fikir benim aklımda yoktu ama geçenlerde finans sektöründe çalışan bir arkadaşım siteme şöyle alıcı bir gözle bakınca ilk sorduğu soru neden videolu tariflerimin olmadığı olmuştu. Ben de alaycı bir ses tonuyla “Hah, dikkat etmedin mi, fotoğrafım bile yok !” demiştim. Nedeni benim…

Soya Soslu Patates / Gamja Jorim

İşten eve döndüğümde o kadar yorgun ve o kadar açtım ki, kısa süre içinde ne yapsam da karnımı doyursam diye dolaba koştum ellerimi yıkar yıkamaz. Derslerin yoğunluğu, tez derken o hafta alışveriş yapmayı da unuttuğumdan evde sadece patates ve soğanım kalmıştı. Kendime söylene söylene, buzdolabının önünde omuzlarımı düşürdüğümü hatırlıyorum. “Ne yiyeceğim ben yaa…” Benim gibi,…

Maydanozlu ve Ekşi Yoğurtlu Kurabiye

Hayır! Ne kadar da yoğun olursam olayım bu tarifi bir an önce koymalıyım, dedim, dün fırından çıkan kurabiyelerimin tadına bakınca. Dışı çıtır, içi yumuşacık ve bir gün geçmesine rağmen hiç bir bayatlama emaresi göstermedi kurabiyelerim. Kahvaltıda yedim, akşam tarhana çorbamın yanına katık yaptım. Hepsiyle de çok güzel gitti. Eh! Hal böyleyken, ders çalışmadan önce bunu…

Çikolata Soslu Muz

Hani olur olmaz bir zamanda o çikolata kriziniz tutar ya… Özellikle benim gibi ılık ılık, akışkan bir çikolata canınız çeker… Hıh! İşte bu tarif tam size göre! Şimdiden pazartesi diyetine başlayanlardan özür dilerim ! 😉

Açık İçli Köfte / Open Kibbeh

Bu aralar boş zamanlarımda çok güzel bir kitap okuyorum. Yotam Ottolenghi ve Sami Tamimi’nin yazdıkları Jerusalem – A Cookbook… Kökleri en az bizim mutfağımız kadar eski olan Kudüs mutfağından tarifler veriyor ve Kudüs’e dair bir sürü güzel bilgi paylaşıyor. Kitabı okudukça farkettim ki, ben Kudüsü sadece siyasi ve dini tarihiyle, iki farklı din arasındaki hiç…

2014 Yılında Küçük Hanımın Elinden !

WordPress.com istatistik yardımcı maymunları blogum için bir 2014 yıllık raporu hazırladılar. İşte bir alıntı: Sydney Opera House’daki konser salonu 2,700 kişiyi barındırır. Bu blog, 2014 içinde yaklaşık 23.000 kez görüntülendi. Eğer bu Sydney Opera House’da bir konser olsaydı, bu kadar insanın onu görmesi kapalı gişe yaklaşık 9 gösteri alacaktı. Raporun tamamını görmek için buraya tıklayın.

Portakallı Kurabiye

Kardeşim sen düşünceden ibaretsin, Geriye kalan et ve kemiksin, Gül düşünür, gülistan olursun; Diken düşünür, dikenlik olursun… Böyle demiş işte Şems-i Tebriz-i… Mevlana’yla samimiyetini kıskanan halkın, kendi hakkında kötü düşündüklerini öğrendiğinde… Hakkında okuduklarıma göre, Şems’e karşı olan bu kin ve nefret o kadar büyüyor ki, öldürülüyor bir gün. Hatta anlıyor öldürüleceğini; ama hiç vazgeçmiyor Mevlana’dan,…

Fırında Patlıcan Közlemesi ve Yeni Bir Başlangıç

Bu sabah, berrak ve güneşli bir kış sabahına uyanınca, zamanımın geldiğini hissettim. Ayağıma dolanan, beni kendimden uzaklaştıran bir sürü şeyi bir kenarda bırakmalıydım artık… Artık her şey yeniden başlamalıydı. Sabah serinliği odanın içinde hissediliyordu. Yorganı üzerimden attım, sabahlığımı giydim ve buz gibi bir suyla yüzümü yıkadım. Her zaman yaptığım gibi… Ve yine her zaman olduğu gibi,…